Burak Alban, MSc.Klinik PsikologAra
Ara

Psikoterapi

Çalışma Alanlarım

Yaşadığınız güçlükleri, yaşam öykünüz ve ilişkilerinizle birlikte anlamaya yönelik psikoterapi çalışma alanları.

01 / Çalışma alanı

Panik Atak ve Panik Bozukluk

Bir anda gelen yoğun korku, kalp çarpıntısı, nefes alamama hissi ya da kontrolü kaybetme korkusu, zamanla “ya tekrar olursa?” endişesiyle hayatınızı sınırlandırmaya başlayabilir.

Panik ataklarda yalnızca atağın kendisine değil, kişinin bedensel duyumlarına yüklediği anlamlara, kaçınma davranışlarına ve kaygıyı sürdüren döngülere de odaklanılır. Psikoterapi sürecinde belirtilerin ne zaman ve hangi yaşam koşulları içinde ortaya çıktığı, kişinin duygusal dünyası ve yaşam öyküsüyle birlikte değerlendirilir. Amaç yalnızca atakların azalması değil, kaygının kişinin yaşamındaki yerini anlamak ve zaman içinde daha sürdürülebilir baş etme biçimleri geliştirmektir.

Başlıklara dön ↑

02 / Çalışma alanı

Sosyal Kaygı

İnsanlarla konuşurken, yeni bir ortama girerken ya da başkalarının sizi değerlendirdiğini düşündüğünüz anlarda yoğun kaygı yaşamak, zamanla geri çekilmenize ve kendinizi olduğunuz gibi ortaya koymakta zorlanmanıza neden olabilir.

Sosyal kaygıda yalnızca sosyal ortamlarda hissedilen kaygıya değil, kişinin kendisini ve başkalarının bakışını nasıl deneyimlediğine de odaklanılır. Eleştirilme, reddedilme veya yetersiz görülme korkularının geçmiş ve güncel ilişkilerle nasıl bağlantılı olduğu araştırılır. Terapi süreci kaçınma döngülerini azaltmayı, kişinin ilişkiler içinde daha esnek ve güvenli bir biçimde var olabilmesini desteklemeyi amaçlar.

Başlıklara dön ↑

03 / Çalışma alanı

Yaygın Kaygı ve Sürekli Endişe

Zihniniz sürekli olabilecek kötü ihtimalleri hesaplıyor, bir konu çözülür çözülmez başka bir endişe başlıyor ve rahatlamakta zorlanıyorsanız kaygı hayatınızın arka planında sürekli çalışan bir sisteme dönüşmüş olabilir.

Psikoterapide endişenin yalnızca içeriğine değil, belirsizlikle ilişkiye, kontrol ihtiyacına ve kaygının kişiyi hangi duygulardan veya deneyimlerden koruyor olabileceğine de bakılır. Bedensel ve zihinsel kaygı döngüleri kişinin yaşam öyküsü ve güncel koşullarıyla birlikte değerlendirilir. Amaç kaygının tamamen yok olması değil, kişinin belirsizlik ve zorlayıcı duygular karşısında daha esnek bir ilişki geliştirebilmesidir.

Başlıklara dön ↑

04 / Çalışma alanı

Özgül Fobiler

Uçak, hayvanlar, iğne, kapalı alanlar ya da belirli başka durumlar karşısında yaşanan yoğun korku, korkulan şeyden kaçınmayı ve günlük yaşamı buna göre düzenlemeyi beraberinde getirebilir.

Fobilerde korkunun nasıl öğrenildiği ve sürdürüldüğü, kaçınmanın kaygıyı nasıl beslediği ve korkulan uyaranın kişi için taşıdığı anlam birlikte değerlendirilir. Gerektiğinde aşamalı davranışsal çalışmalar ve EMDR gibi yöntemler bütüncül psikoterapi sürecine dahil edilebilir. Çalışmanın amacı kişinin korkuyla karşılaşabilme kapasitesini artırırken yaşam alanının yeniden genişlemesini desteklemektir.

Başlıklara dön ↑

05 / Çalışma alanı

Depresyon ve Duygudurum Güçlükleri

Eskiden anlamlı gelen şeylerden uzaklaşmak, sürekli yorgun veya isteksiz hissetmek, kendinize karşı giderek daha eleştirel olmak ve hayatın sanki rengini kaybettiğini düşünmek depresif bir dönemin parçası olabilir.

Depresif belirtiler yalnızca ortadan kaldırılması gereken semptomlar olarak değil, kişinin kayıpları, ilişkileri, kendilik algısı ve yaşamındaki çatışmalarla birlikte ele alınır. Psikoterapide çökkünlüğü sürdüren düşünsel, davranışsal ve ilişkisel örüntüler değerlendirilirken belirtilerin kişi için taşıdığı anlam da araştırılır. Süreç, kişinin yaşamla yeniden daha canlı ve işlevsel bir ilişki kurmasını desteklemeyi hedefler.

Başlıklara dön ↑

06 / Çalışma alanı

Obsesif-Kompulsif Bozukluk ve Obsesif Belirtiler

İstemediğiniz halde zihninize tekrar tekrar gelen düşünceler, bir şeyin yanlış olacağı hissi ya da rahatlayabilmek için belirli davranışları tekrar etme ihtiyacı günlük hayatınızın önemli bir bölümünü kaplamaya başlayabilir.

Obsesif-kompulsif belirtilerde düşünceler, kompulsiyonlar, kaçınmalar ve güvence arama davranışlarının oluşturduğu döngü değerlendirilir. Belirsizliğe tahammül, sorumluluk ve kontrol ihtiyacı gibi süreçler üzerinde çalışılırken kişinin belirtilerle kurduğu ilişkinin daha geniş psikolojik bağlamı da göz önünde bulundurulur. Gerektiğinde kanıta dayalı davranışsal müdahaleler bütüncül psikoterapi planının bir parçası olarak ele alınabilir.

Başlıklara dön ↑

07 / Çalışma alanı

Travma ve Travma Sonrası Güçlükler

Geçmişte yaşanan bir olay sona ermiş olsa bile bedeniniz ve zihniniz hâlâ tehlike devam ediyormuş gibi tepki verebilir; bazı anılar, görüntüler, ilişkiler veya durumlar sizi beklenmedik biçimde geçmişe geri götürebilir.

Travma çalışmasında yalnızca yaşanan olaya değil, bu deneyimin kişinin güven duygusu, ilişkileri, kendilik algısı ve duygularını düzenleme biçimi üzerindeki etkilerine bakılır. Süreç kişinin hazır oluşu ve ihtiyaçları doğrultusunda aşamalı biçimde ilerler. Uygun olduğunda EMDR, travmatik anıların işlenmesini destekleyen yöntemlerden biri olarak daha geniş psikoterapi sürecine dahil edilebilir.

Başlıklara dön ↑

08 / Çalışma alanı

Kişilik ve İlişkilenme Örüntüleri

İlişkileriniz değişse de kendinizi tekrar tekrar benzer çatışmaların, terk edilme korkularının, yoğun yakınlaşmaların ya da geri çekilmelerin içinde buluyorsanız mesele yalnızca karşınızdaki kişiler olmayabilir.

Psikoterapide kişinin kendisiyle ve başkalarıyla ilişki kurma biçiminde tekrar eden örüntüler ele alınır. Erken dönem ilişkilerin, bağlanma deneyimlerinin ve zaman içinde gelişen savunma ve baş etme biçimlerinin bugünkü ilişkiler üzerindeki etkileri araştırılır. Amaç kişiliği değiştirmek değil; kişinin kendisini daha iyi tanıması, tekrar eden örüntülerini fark etmesi ve ilişkilerinde daha esnek seçenekler geliştirebilmesidir.

Başlıklara dön ↑

09 / Çalışma alanı

Duygu Düzenleme ve Dürtü Kontrolü Güçlükleri

Bazen bir duygu geldiğinde çok yoğun yaşanıyor, sakinleşmek uzun sürüyor ya da o anda yapılan bir davranış sonradan pişmanlık yaratıyorsa duyguları taşımak ve düzenlemek zorlaşmış olabilir.

Terapi sürecinde yoğun duyguların hangi durumlarda ortaya çıktığı, kişinin bu duygularla nasıl baş ettiği ve dürtüsel davranışların hangi işlevi gördüğü birlikte değerlendirilir. Duyguları bastırmak yerine onları tanıyabilmek, anlamlandırabilmek ve davranışa geçmeden taşıyabilmek üzerinde çalışılır. Bu süreç kişinin hem kendi iç dünyasında hem de ilişkilerinde daha istikrarlı bir alan geliştirmesine yardımcı olabilir.

Başlıklara dön ↑

10 / Çalışma alanı

Yas, Kayıp ve Ayrılık

Birini, bir ilişkiyi ya da hayatınızın önemli bir dönemini kaybettiğinizde dünya devam ediyor görünse bile sizin için zamanın aynı şekilde ilerlememesi son derece anlaşılır bir deneyim olabilir.

Yasın herkes için aynı biçimde veya aynı sürede ilerlemesi beklenmez. Psikoterapi, kaybın kişide uyandırdığı özlem, öfke, suçluluk, boşluk ve anlam kaybı gibi duyguların taşınabileceği bir alan sunar. Amaç kaybedileni unutmak değil, kayıpla kurulan ilişkinin zaman içinde kişinin yaşamına entegre olabilmesini desteklemektir.

Başlıklara dön ↑

11 / Çalışma alanı

Benlik Saygısı, Kimlik ve Bireyselleşme

Başkalarının beklentilerini iyi biliyor ama kendi isteğinizi anlamakta zorlanıyor, değerinizi sık sık dışarıdan gelen onaya göre ölçüyor ya da “ben aslında ne istiyorum?” sorusunda takılı kalıyorsanız bu güçlükler benlik ve kimlik alanıyla ilişkili olabilir.

Psikoterapide kişinin kendisini nasıl gördüğü, değerini neye göre belirlediği ve başkalarının beklentileriyle kendi ihtiyaçları arasındaki ilişki araştırılır. Aile ve erken dönem ilişkiler içinde gelişen rollerin bugünkü seçimlere nasıl taşındığı üzerinde durulabilir. Süreç, kişinin kendisine ait istekleri, sınırları ve değerleri daha net biçimde tanıyabilmesini desteklemeyi amaçlar.

Başlıklara dön ↑

12 / Çalışma alanı

Uyum Güçlükleri ve Yaşam Geçişleri

Yeni bir işe başlamak, taşınmak, mezun olmak, bir ilişkinin başlaması veya bitmesi gibi beklenen değişimler bile bazen kişinin alıştığı dengeyi bozarak yoğun kaygı, çökkünlük veya yönsüzlük yaratabilir.

Yaşam geçişleri yalnızca dış koşullardaki değişimleri değil, kişinin kimliği, ilişkileri ve gelecek beklentileriyle ilgili dönüşümleri de beraberinde getirebilir. Psikoterapide değişimin kişide neyi harekete geçirdiği ve mevcut baş etme biçimlerinin ne ölçüde yeterli olduğu değerlendirilir. Amaç yeni koşullara yalnızca uyum sağlamak değil, değişimin kişi için taşıdığı anlamı da anlayarak daha sağlam bir yön geliştirebilmektir.

Başlıklara dön ↑

13 / Çalışma alanı

Bağlanma ve İlişki Güçlükleri

Bir ilişkiniz bittiğinde yalnızca o kişiyi değil, sanki kendinizden bir parçayı kaybetmiş gibi hissediyor; yakınlaştığınızda terk edilmekten, uzaklaştığınızda ise yalnız kalmaktan korkuyor olabilirsiniz.

Bağlanma ve ilişki güçlüklerinde kişinin yakınlık, güven, ayrılık ve bağımsızlıkla kurduğu ilişki ele alınır. Tekrar eden ilişki seçimlerinin ve çatışmaların erken dönem bağlanma deneyimleriyle nasıl bağlantılı olabileceği araştırılır. Psikoterapi, kişinin ilişkiler içinde otomatik olarak tekrarladığı örüntüleri fark etmesini ve yakınlıkla bireysellik arasında daha esnek bir denge geliştirmesini destekler.

Başlıklara dön ↑

14 / Çalışma alanı

Öfke ve Öfke Düzenleme Güçlükleri

Bazen küçük görünen bir olay beklenmedik ölçüde yoğun bir öfke yaratıyor, bazen de kızgınlığınızı uzun süre bastırıp bir noktada patladığınızı fark ediyor olabilirsiniz.

Öfke yalnızca kontrol edilmesi gereken bir tepki olarak değil, kişinin sınırları, ihtiyaçları, incinmeleri ve ilişkileri hakkında bilgi taşıyan bir duygu olarak ele alınır. Psikoterapide öfkenin hangi durumlarda ortaya çıktığı, nasıl ifade edildiği ve altında hangi duyguların bulunabileceği araştırılır. Amaç öfkeyi ortadan kaldırmak değil, onu daha iyi tanımak ve kişinin kendisine ya da ilişkilerine zarar vermeden ifade edebilmesini desteklemektir.

Başlıklara dön ↑

15 / Çalışma alanı

Ayrılık ve Terk Edilme Güçlükleri

Bir ilişkinin bitmesi sonrasında zihniniz sürekli o kişiye dönüyor, yeniden iletişim kurma isteğini kontrol etmekte zorlanıyor ya da terk edilme ihtimali henüz ortada yokken bile yoğun bir kaygı yaşıyor olabilirsiniz.

Ayrılık ve terk edilme deneyimleri kişinin yalnızca mevcut ilişkisini değil, geçmişte yaşadığı kayıpları ve bağlanma deneyimlerini de harekete geçirebilir. Psikoterapide ayrılığın kişi için taşıdığı anlam, yalnız kalma deneyimi ve tekrar eden ilişki örüntüleri birlikte değerlendirilir. Süreç, kaybın işlenmesini ve kişinin ilişkiler dışında da daha sağlam bir benlik ve süreklilik duygusu geliştirmesini destekleyebilir.

Başlıklara dön ↑

16 / Çalışma alanı

Özgüven, Yetersizlik ve Yoğun Öz-Eleştiri

Ne yaparsanız yapın yeterince iyi olmadığı hissi devam ediyor, başarılarınızı küçümsüyor veya kendinizi sürekli başkalarıyla karşılaştırıyorsanız sorun yalnızca daha fazla özgüvene ihtiyaç duymak olmayabilir.

Psikoterapide kişinin kendisine yönelik eleştirel tutumunun nasıl geliştiği ve değer duygusunun hangi koşullara bağlandığı araştırılır. Başarı, onay, mükemmeliyetçilik ve başkalarının beklentileriyle kurulan ilişki ele alınabilir. Amaç yalnızca kişinin kendisi hakkında daha olumlu düşünmesi değil, değer duygusunun daha istikrarlı ve dış koşullara daha az bağımlı hale gelebilmesini desteklemektir.

Başlıklara dön ↑

17 / Çalışma alanı

Ergenlik ve Genç Yetişkinlik Dönemi Güçlükleri

Kim olduğunuzu anlamaya çalışırken bir yandan aileden bağımsızlaşmak, ilişkiler kurmak, eğitim veya meslek seçimleri yapmak ve geleceğe dair kararlar vermek bazen beklenenden çok daha yorucu olabilir.

Ergenlik ve genç yetişkinlik, kimlik gelişimi ile aileden psikolojik olarak ayrışmanın yoğunlaştığı dönemlerdir. Psikoterapide kişinin kendi istekleriyle çevresinin beklentilerini ayırt edebilmesi, ilişkilerini ve duygularını anlamlandırabilmesi üzerinde çalışılır. Süreç, kişinin yetişkinliğe geçerken daha bağımsız ve kendisine ait bir yön geliştirmesini desteklemeyi amaçlar.

Başlıklara dön ↑

18 / Çalışma alanı

Çift ve İlişki Sorunları

Aynı tartışmanın konusu değişse bile kendinizi tekrar tekrar aynı yerde buluyor, birbirinizi sevmenize rağmen anlaşılmadığınızı veya giderek uzaklaştığınızı hissediyor olabilirsiniz.

Çift terapisinde yalnızca kimin haklı olduğuna değil, çiftin birlikte oluşturduğu ilişki döngüsüne odaklanılır. Yakınlık, güven, çatışma, iletişim, cinsellik ve bağlanma ihtiyaçlarının ilişkide nasıl ifade edildiği değerlendirilir. Amaç taraflardan birini değiştirmek değil, çiftin birbirini ve aralarındaki örüntüyü daha iyi görebildiği, yeni ilişki kurma biçimleri geliştirebildiği bir alan oluşturmaktır.

Başlıklara dön ↑

19 / Çalışma alanı

Kumar ve Davranışsal Bağımlılıklar

Kumar, oyun, alışveriş ya da başka bir davranış kısa süreli rahatlama, heyecan veya uzaklaşma sağlarken zamanla giderek daha fazla zaman, para veya zihinsel alan kaplamaya başlayabilir.

Davranışsal bağımlılıklarda yalnızca davranışın sıklığına değil, onu tetikleyen duygulara, düşüncelere ve yaşam koşullarına da bakılır. Kontrol kaybı, dürtüler ve davranış sonrasında ortaya çıkan suçluluk veya yeniden başlama döngüsü değerlendirilir. Psikoterapi, davranışın altında yatan psikolojik işlevi anlamayı ve daha sürdürülebilir düzenleme ve baş etme yolları geliştirmeyi hedefler.

Başlıklara dön ↑

20 / Çalışma alanı

Stres, Tükenmişlik ve İş Yaşamı Güçlükleri

Sürekli yetişmeniz gereken bir şey varmış gibi hissetmek, işten uzaklaştığınızda bile zihnen çalışmaya devam etmek ve zamanla motivasyonunuzun ya da enerjinizin azaldığını fark etmek uzun süreli stresin bir işareti olabilir.

Psikoterapide stres yalnızca iş yükü üzerinden değil, kişinin başarı, sorumluluk, sınırlar ve kendisinden beklentileriyle kurduğu ilişki içinde değerlendirilir. Tükenmişliği sürdüren çalışma ve ilişki örüntüleri, dinlenmeye veya yardım istemeye yüklenen anlamlarla birlikte ele alınabilir. Amaç yalnızca stresi azaltmak değil, kişinin işiyle ve kendi ihtiyaçlarıyla daha sürdürülebilir bir ilişki kurabilmesini desteklemektir.

Başlıklara dön ↑